Müzik Ekspres

Melike

Üçüncü albümünüz “İnn Of Love” yaşadığınız Belçika’da yayınlandı ve çok yakında ülkemizde de dinleyicileri ile buluşacak. Öncesi sizi tanıyalım ve daha sonrası albümleri konuşalım istiyorum. Müzikle ilk nasıl tanıştınız, nasıl bir eğitim süreci yaşadınız ve ilk sahnelerle nasıl buluştunuz?

1978 yılında Belçika’nın Gent şehrinde doğdum. Babam Emirdağ’dan, annem Afyon Bayat’tan; 60’li yıllarda Belçika’ya göç etmişler. Ağabeyim, ablam ve ben Gent’te doğduk. Babamın müzikle ilgilenen ve şair olan dayıları, kuzenleri (Halis Erenoğlu, Metin Akın) var. Onlar vesilesi ile sanatla buluşuyorum.

12 yaşımda bir koro çalışmasına katıldım ve bu koroyla birlikte konserler verdik. Korodaki müzisyenlerle üniversite eğitimi aldığım yıllarda (Gent’te ve Berlin’de İngiliz – Alman dili ve edebiyatı okudum) hafta sonları türkü barlarda söylerdik; ilk yolculuğum böyle başladı.

Melike
Tri a Tolia ekibi ile “Zumurrude” ve “Macar” albümlerinde kendi söz ve bestelerinize, anonim türküleri de dahil edip yorumladınız, batılı enstrümanların yanında bağlama gibi yerel sazımız da yer aldı ve siz iki ayrı sentezi harmanladınız. Özellikle türküler sizi için ne ifade ediyor, türküler üzerine getirdiğiniz düzenlemeler nasıl bir hassasiyet getiriyor?

Evde annem sürekli şarkılar, türküler dinlerdi, biz de tabi uzak kalmazdık.

İki kültürün çocuğu olduğum için herhalde bunu müziğimde de ifade etmek istedim. Elbette bu kolay bir şey değildi, farklı iki kültür arasında kendimi, müziğimi bulmam, tamamlamam. Ama sonunda başarmak da ayrı bir güzellik oldu adıma.

Bu iki albüm ile nasıl bir süreç yaşandı adınıza, özellikle yabancı dinleyicilerin albümlere yaklaşımını merak ediyorum. Özellikle türkülerimiz nasıl sevildi, nasıl dinlendi, nasıl bir ilgi gördü sizin yorumunuzla?

Bizim dinleyicilerimizin yüzde 95’i yabancı. Bu da müziğimizin bir karışım olmasından dolayı herhalde. İnsanlar az da olsa kendi bildiklerini görmek, duymak istiyorlar bir şeye ilgi duyabilmek için. Avrupa’daki Türkler göçle ilgili geçmişlerinden dolayı farklı bir şekilde dahil olarak kültürün içinde yer alıyor. Buradaki konserler ya da etkinlikler büyüklerimizin ilgisini çekmiyor. Onlar zamanında sadece çalışmaya gelmiş çünkü, kültürü ile pek içli dışlı olma şansını bulamamışlar, haliyle de çocuklarına gördüklerini öğretmişler. Burada Türklerin konseri hele hele biraz caz ve klasik içeriyorsa maalesef pek ilgilerini çekmiyor. Sadece Türkiye’den sanatçı geldiği zaman konserler ilgi görüyor.

Melike
Yeni albümünüz çok yakın bir tarihte yayınlandı ki önceki çizgiyi burada da bozmadınız diyebilir miyiz tam olarak. “İnn Of Love” için nasıl hazırlanıldı, repertuar nasıl seçildi, kimlerle çalıştınız, o bizlerle buluşmasından önceki heyecanınız nasıldı?

Evet ayni çizgide devam ediyoruz, biraz daha caz oldu. Üç yıl önce John Snauwaert’i bir konserde gördüm, saksafon çalıyordu. Türküleri caz yorumlamışlar. Enstrümantal olduğu için de ayrı hoşuma gitti. Konserden sonra yanına gittim, ben şarkıcıyım ve böyle bir projeye şarkıcı ararsanız beni arayabilirsiniz dedim. Seni tanıyorum zaten dedi ve hemen bir gün sonra aradı, oturduk konuştuk. Hendrik Braeckman’ın (gitar) ve Kanadalı Francois Taillefer’in (perküsyon) dahil olması ile projemiz oluştu. Müzisyenlerin diğer çalışmaları da devam ettiği için çok acele etmedik ve yavaş yavaş tamamladık.

Ve albümün lansman konserini yine Belçika’da gerçekleştirdiniz ve öğrendiğimiz kadarı ile büyük bir ilgi de olmuş o gece, nasıl bir renkte geçti konser? Beraberinde birçok festivalde de sahne almışsınız. Konserler ile sahnede olmak, dinleyiciler ile bu birebir buluşma halleri neler katıyor, yaşatıyor size?

Çok güzel geçti tanıtım gecemiz. “Inn of Love’” yani sevginin evi, kervansarayı anlamını taşıyor, bu sebepten sahne yönetmenimiz Vital Schraenen kırmızı tonların önde olduğu çok güzel bir ışıklandırma hazırladı.

Konserlerde tamamen müziğe kapılmak da dinleyicileri alıp uzaklara götürebilmek de çok güzel bir duygu. İnsan sevdiği isi yapınca mutlu oluyor hakikaten.

Melike
Albüm önümüzdeki günlerde ülkemizde de yayınlanacak ve bu süreç içinde konserler de gerçekleştirmek gibi bir düşünceniz var mı? Ülkemizden sizi takip eden dinleyicileriniz ile kuşkusuz sosyal medya aracılığı ile görüşebiliyorsunuz, hakkınızda yazılanlara ulaşabiliyorsunuz? Nasıl bir dostluk var aranızda, neler paylaşıyorsunuz?

İlk kez Türkiye’de de çıkması için çok çaba gösterdim, göstermeye devam ediyorum. Bundan önceki albümlerde bunu düşünemedik ve şimdi üzülüyorum onlar için. Türkiye’den sorular geliyordu bazen, albümü nerde alabiliriz filan diye, maalesef bir yanıt veremiyordum.

Albüm henüz çok yeni, Türkiye’de de adımlar atsın istiyorum, orada çok geniş bir dinleyici çevrem yok ama olacaktır umuyorum. İnşallah her şey güzel gider, önümüzdeki günlerde netleşir netleşmez sizlerle de paylaşırım detaylarını.

Melike
Yurt dışında yaşayan çok önemli müzisyenlerimiz var ki siz de onlardan birisiniz. Orada yaşayan ve çalışmalarını orada devam ettiren biri olarak ülkemizdeki müzik akışını takip edebiliyor musunuz, kimleri özellikle dinlemeyi seviyorsunuz, bir gün için çalışmak istediğiniz bir müzisyen var mı?

Teşekkür ederim bu güzel sözler için.

Çok fazla takip edemiyorum ama çalışmak istediğim çok müzisyen var. İncesaz, Erkan Oğur, Orhan Gencebay, Sezen Aksu ilk aklıma gelenler.

Ve son olarak müziğin dışında hayatınızın diğer renkleri nelerdir?

Yedi yaşında bir kızım var, o benim için çok önemli. Resim çizmeyi çok seviyorum ama zamanım olmuyor yeterince, 12 yıldır müzik kariyerimin yanında öğretmenlik de yaptım, çünkü Belçika’da sadece müzikten yasamak zor, hele Türkçe söylüyorsanız daha da zor…

Son 4 yıldır her şeyin yanında bir de Psikoterapi okudum ki son senemdeyim, bu da beni çok ilgilendiriyor. Müzisyen olmasaydım psikoterapist olarak yola devam etmek isterdim.

Melike

Melike
İnn Of Love / Homerecords

 

 

 

Lëtzebuerger Vollek

Cover Inn Of LoveLe quartet Melike joue des morceaux traditionnels turcs ainsi que des compositions personnelles. Ce projet est né suite à une rencontre fortuite entre Melike Tarhan, chanteuse flamande aux racines turques, et John Snauwaert, saxophoniste qui jouait avec son groupe des morceaux traditionnels turcs réarrangés. Un fil d’amour traverse cette musique tissée d’influences occidentales modernes et ethniques. Parfois, le fil traverse, tout droit et sans complications, la poésie simple du quotidien. Parfois il se tortille à travers la douleur douce d’un amour jamais regagné. Parfois, il monte en spirale : les chansons mystiques soufi expriment l’amour pour l’univers, l’amour de l’âme qui cherche à s’unifier à l’espace culturel. La voix et les instruments survolent le vide comme l’amour illimité qui franchit les distances en un seul battement de cœur. Le CD Inn of Love du quartet Melike, publié par Homerecords (www.homerecords. be) suggère l’infini, l’amour sous sa forme la plus pure qui unit les individus entre eux, tout comme il unit l’individu à l’univers.

Michel Schroeder

Rebelbase.be

Melike – Inn Of Love (Homerecords.be)

Cover Inn Of Love

‘Inn Of Love’ sprouted from the meeting of Melike Tarhan, a Belgian singer of Turkish origin and jazz saxophonist John Snauwaert, who in the past had also already experimented with Turkish music. It’s also this musical mix of cultures you’ll hear on this album. On ‘Inn Of Love’ apart from her own lyrics, Melike also performs poems by Turkish poets like Yunus Emre, Eşrefoğlu Abdullah Rûmî and Kenan Rifaî, and the track list also contains a few Turkish traditionals. Partly because of the instrumentation used (tanbur, kemençe, ney, oud, bağlama, kanun…), Turkish music can sound overly melancholic to Western ears, but the arrangements of Snauwaert, Hendrik Braeckman (guitar) and François Taillefer (percussion) give the music on ‘Inn Of Love’ a jazzy undertone. If, like yours truly, you’re not fluent in Turkish, a lot of the poetry in Melike’s lyrics is lost, but to make up for that fact, the liner notes of the album include a short summary of each song in English. Sensitive ode to love for poetic souls.

 

Tropicalidad

Cover Inn Of LoveInn Of Love ontstond uit de ontmoeting van Melike Tarhan, een Belgisch zangeres van Turkse afkomst en jazzsaxofonist John Snauwaert, die in het verleden zelf ook met Turkse muziek experimenteerde, en het is ook die muzikale mix van culturen die je hoort op dit album. Op Inn Of Love brengt Melike eigen teksten, maar vertolkt ze ook enkele gedichten van Turkse dichters als Yunus Emre, Eşrefoğlu Abdullah Rûmî of Kenan Rifaî en staan in de tracklist ook nog enkele Turkse traditionals. Mede door het gebruikte instrumentarium (tanbur, ney, kemençe, oud, ba%u011Flama, kanun…) heeft Turkse muziek voor westerse oren al snel de nijging om te melancholisch te klinken, maar de arrangementen van Snauwaert, Hendrik Braeckman (gitaar) en Françios Taillefer (percussie) geven het geheel een jazzy ondertoon. Als u net als ondergetekende het Turks niet machtig bent gaat natuurlijk een groot deel van de poëzie in de teksten van Melike verloren, maar om dat toch enigszins goed te maken werden in de liner notes van het album voor elk nummer een korte samenvatting in het Engels opgenomen. Gevoelige ode aan de liefde voor poëtische zielen.

geschreven door tim op 10 November 2014 in de rubriek Plaatjes

MUZZIKA !

MUZZIKA ! Novembre 2014 – Babelmed

http://www.babelmed.net/muzzika/13691-muzzika-novembre-2014-.html

MELIKE, Inn of love, Homerecords (Belgique)

Cover Inn Of LoveLa musique turque rafraîchie par un vent d’improvisation jazz et même free jazz… Le quartet Melike s’empare de mélodies et rythmes traditionnels turcs et les modernise, de la même manière qu’aujourd’hui en Orient des designers s’emparent de techniques anciennes comme la marqueterie de bois ou le cuivre martelé, pour créer des objets design aux lignes contemporaines.

Nous avons été tout à fait séduite par ce pari, qui respecte le rôle central traditionnel du chant et de la voix – ici celle de Melike Tarhan, «Belge aux origines turques» comme elle se présente elle-même, les instruments formant un écrin musical où la voix peut s’épanouir – car les paroles sont importantes dans le chant oriental.

Le premier morceau donne le ton de l’album : l’envolée très libre d’un sax, sur un rythme de percussions qui pourrait animer une danse du ventre ! Et à côté d’airs traditionnels revus et réarrangés, l’album compte, pour moitié, des compositions originales, notamment du saxophoniste John Snauwaert et du guitariste Hendrik Braeckman – pulsées avec finesse et légèreté par le percussionniste François Taillefer.

Au total un album très réussi, où les paroles de chansons, qu’elles soient traditionnelles ou écrites par Melike, nous parlent, aujourd’hui comme hier, d’amoureux devisant sous un abricotier ou de belles au teint de lait, et se marient parfaitement avec les volutes libres des mélodies jazzy créées par le saxo et la guitare… L’album a déjà retenu l’attention des critiques belges, et ses échos devraient se faire entendre… jusqu’à Istanbul !

Ecouter: https://www.youtube.com/watch?v=SmQkA4eR5Pc

www.melike.bewww.homerecords.be

 

Mixedworldmusic.com

Home / Music & Words

Cover Inn Of Love

Inn of Love is de tweede cd die zangeres Melike Tarhan maakte onder haar eigen naam. Verder was ze te horen op het indrukwekkende album Zumurrude van de groep Tri a Tolia. Samen met gitarist Hendrik Braeckman, saxofonist John Snauwaert en percussionist François Taillefer neemt ze hier een aantal traditionele Turkse liederen onder handen, alsmede enkele composities van Snauwaert en Braeckman, waarvoor Tarhan de teksten leverde. De toon is meer westers getint dan bij Tri a Tolia en dat komt niet alleen voor rekening van de drie instrumentalisten. Ook Melike zelf begeeft zich frank en vrij in het muzikale buitengebied. Buitengewoon fraai pakt dat uit in Black Narcissus van jazzsaxofonist Joe Henderson, dat ze van een Turkse liedtekst voorzag. Meteen daarop volgt de titelsong van de cd, waarin lyrische jazz en Turkse traditie elkaar liefdevol omhelzen, eerst behoedzaam en teder, later uitbundig en extatisch. Stralend middelpunt van de plaat is telkens weer de gloedvolle stem van Melike, die in alle registers en tonaliteiten de oren streelt. (Ton Maas)

Beluister de cd op Spotify.

Mixedworldmusic.com

Nejdet özkan Gazetetürk

Melike Tarhan “ INN OF LOVE” albümünün tanıtım gala gecesini De Centrale’de yaptı…Hafta içi olması nedeniyle Türklerin neredeyse yok denecek kadar az olmasına rağmen Belçika’lılar salonu doldurdu…Yüzde doksanı Belçika’lıydı.

Emirdağ’lı olması ve eski albümünde ve bu albümünde yine iki parçaya yer veren sanatçı Emirdağ’lıların genellikle her defasında “Gent’in yüzde sekseni Emirdağ’lı” sözleri havada kaldı. Yine toplumsal ve artık halkın yanında olma geleneğini BEB başkanı Osman Mızrak üstlendi…Eşini de alarak bu tanıtıma katıldı, sanatçıyı ve gençleri Emirdağ’lı olarak destekledi…lafla Emirdağ’lı olanlar ve her yerde gürültü yapanlar yine kültür, sanat, spor ve toplumu destekleme zamanında yine yoklardı…Daha sonra Federal milletvekili Fatma Pehlivan da katılanlar arasına girdi…

Melike Tarhan pop jaz tarzında türkülerini okuyarak iki kültürü, batı ve doğuyu karıştırarak kendine özgü bir tarz yaratmış. “ INN OF LOVE”Albümü 12 eserden oluşuyor. Bunların içerisinde “AL FADİMEM” ve “ZALIM POYRAZ”ı söylerken heyecanlandı…Memleketinin şarkılarını değişik bir tarzda söylemesi nasıl olacaktı…Seyircinin tepkisi nasıl olacaktı…Salonda az sayıdaki Türklerin çok hoşuna gittiğinden büyük alkış aldı…

Melike Tarhan, albümdeki eserleri okumadan önce konularını seyircilere açıklamalarını hem Flemenkçe hemde Türkçe yaptı…

MELİKE TARHAN’ın İşte “ INN OF LOVE”Albümdeki Türküleri,

• Bahçede erik dalı-The plum tree,
• Aşağıdan gelen hanım oynasın-Dance with me,
• Al Fadimem- My Fadime,
• Hayat bir rüyaymış-Together,
• Hayal gibi-Black narcissus,
• Canlar canını buldum – INN of LOVE,
• Seni seven aşıkları-Those who love you,
• Söylememek harcısı-Radiating silence,
• Kızılcıklar oldu mu-Cranberries,
• Zalım Poyraz-Howling Wind,
• Seni Sevdim- I Always lover you,
• Rüya gibi-Work on peace

Melike Tarhan’ın konserinde saz grubunda,
Gitarda Hendrik Breackman,
Saxophone da John Snauwaert,
Percussion da François Taillefer vardı.

Belçika’lılar salonu doldurmakla da kalmadılar tempo ve alkışlarla sanatçıyı motive ettiler…Ön açıklamaları ile sanatçının Türkçe şarkılarını beğendiler ve alkışlarla şarkılara katıldılar…Proğram sonunda sanatçı teşekkür etti ve sahneden ayrıldı…Seyirciler ayakta alkışları devam edince alkışlar kesilmedi…Sanatçı bu güzel alkışları kırmayarak takrar sahneye döndü ve türküsünü söyledi… Melike ve saz grubu sahnede seyircileri selamladılar ve teşekkür ettiler.

Belçika’lılar salondan ayrılmadan sıraya girerek tüm CD’leri kapıştılar, Melike Tarhan’ın yeni albümünü alarak kendisine kuliste imzalattılar…

Melike Tarhan kuliste hatıra fotoğrafları çektirirken, kızının bir buket çiçekle kendisini tebrik etmesinde çok duygulandı…Kızını öperek teşekkür etti…

Melike Tarhan’a GAZETETÜRK olarak başarılar diliyoruz…Yolun açık olsun, inşallah seni daha başarılı yerlerde, eserlerinle bu şekilde kutlamanı temenni ediyoruz…

Gazet Van Antwerpen

GAZET VAN ANTWERPEN

Inn of Love

Folk en wereldmuziek

De kiem voor ‘Inn of love’ ontstond toen Melike Tarhan, Vlaamse zangeres met Turkse roots, een optreden van saxofonist John Snauwaert bijwoonde. John bracht er met zijn band Turkse traditionals in een heel nieuw arrangement. Melike, die zelf al jaren bezig was met het samenbrengen van Oost en West in haar muziek was gefascineerd. Lees meer »

30/10/2014 – 20:00 cd-voorstelling
Turbinezaal

Melike
Inn of love

De kiem voor ‘Inn of love’ ontstond toen Melike Tarhan, Vlaamse zangeres met Turkse roots, een optreden van saxofonist John Snauwaert bijwoonde. John bracht er met zijn band Turkse traditionals in een heel nieuw arrangement.
Melike, die zelf al jaren bezig was met het samenbrengen van Oost en West in haar muziek was gefascineerd. Er was meteen een artistieke klik en niet veel later was een nieuw muzikaal project geboren. Dankzij de samenwerking met deze bevlogen muzikanten kwam Melike tot een nieuwe fusie van traditionele Oosterse klanken en moderne invloeden.

Het kwartet brengt zowel Turkse traditionals als composities van Halis Erenoglu, Melike Tarhan, John Snauwaert en Hendrik Braeckman. Voor het merendeel zijn dit nummers die nooit eerder werden opgenomen.
Het thema liefde loopt als een rode draad door dit muzikale weefsel van etnische en
moderne Westerse invloeden.

Melike Tarhan (°1978) heeft haar roots in het Turkse Emirdag maar groeide op in België. De Turkse muziek was echter nooit ver weg, en toen ze zichzelf muzikaal begon te ontwikkelen, groeide haar behoefte om zich hier verder in te verdiepen. Uit de diverse invloedsferen die haar vormden, kwamen al twee cds voort: Melike – Macar (Longdistance, Harmonia Mundi) en Tri A Tolia – Zumurrude (Homerecords.be), die internationaal zeer goed werden ontvangen.

Melike wordt begeleid door John Snauwaert (saxofoon, compositie & arrangementen), Hendrik Braeckman (gitaar, compositie & arrangementen) en François Taillefer (percussie).

Bron: UiT inVlaanderen.be

 

Freeks Sienjalement

Cover Inn Of Love

Op het erg productieve Waalse platenlabel Homerecords verscheen zonet “Inn of love”, de tweede CD (na “Macar” uit 2004) van de Gentse Melike Tarhan, zangeres “met een Turks migratieverleden”, zoals dat nu moet worden gezegd, om het stigmatiserende ‘allochtoon’ te laten vergeten. Méér dan beloftevol is het minste dat je van het schijfje kan zeggen.

Ze werkte daarvoor samen met componist/saxofonist John Snauwaert, die met zijn eigen band – los van haar – eerder al op Turkse traditionele volksmuziek geënte muziek speelde. De fusion is bijzonder gelukkig. Als Melike-kwartet (verder nog componist/gitarist Hendrick Braeckman en percussionist François Taillefer) spelen ze zowel Oriëntaalse traditionals als Sufi-liederen naast eigen composities die aanvleien tegen de Wereldmuzek en de hedendaagse, maar wel melodische jazz.

Melike zingt haar werk (en dat van onder andere ook de Turkse dichter Yunus Emre), niet in het Nederlands en dat vervloek je bij herhaald beluisteren, want je wil begrijpen wat ze je op notenbalken te zeggen heeft. Een Engelse vertaling van de woorden in het boekje bij de compact disc geeft slechts gedeeltelijk soelaas. Het hoofdthema blijkt de liefde te zijn van de etnische ballades met actuele Westerse invloeden. Heel eventjes een Flamenco-hintje… Liefde die zich aandient in weemoed, geluk, poëzie… tot en met de verscheurende pijn van het verlies.

Reeds in de eerste nummers van de plaat profileert het kwartet zich in zijn bewust gekozen muzikale optie: sterke zangprestatie naast intelligente arrangementen en meeslepende soli, zoals hun jazz-invloed hen verplicht. In “Bahçede Erik Dali/The Plum Tree/De Pruimelaar”, het openingsnummer laat mede-concipiënt John Snauwaert meteen horen waaraan je je als luisteraar zal kunnen verwachten. Snarenman Hendrick Braeckman moet wachten tot het tweede nummer “Dance with me” om duidelijk te maken welke lijnen hij zijn riffs zal uittekenen. Van “Together” af bekent ook drummer François Taillefer zijn kleur en wordt haar band een hecht, niet meer stuk te krijgen geheel. Melike zelf uit zich hier ook voor het eerst als lyrics-auteur, maar doet dat verder voor nog meer nieuwe nummers.

Melike Inn of Love” is een grafisch mooi gepresenteerde CD geworden, die – als hij voldoende kansen op plugging krijgt – wel eens de verdiende doorbraak zou kunnen brengen voor de getalenteerde bent die hem produceerde.

Freek Neirynck – sienjaleur